29 Ocak 2010 Cuma

yazarımız mız mız mız yıllık iznini kullandığından dan dan dan....

ya hep bi gazetede köşem olsun. sonra arada bir şöyle bi yazı çıksın istemişimdir: 

"yazarımız yıllık izninin bir bölümünü kullanmakta olduğundan yazılarına bir süre verilmiştir" 

ama nasıl havalı bi ifadedir o yav. insan okur okur kasılır. ben neymişim laan, bak gittim yerime koyacak bi bok bulamadılar. çük gibi ortada kaldı koca sütun. hah ha hayyt. anlasınlar kıymetimi:-P


haftaya izinliyim. deniz kum güneş değil tabii bu mevsimde, kar-buz-salep. bir hafta malak gibi yatmayı planlıyorum tabiri caizse:))))

evet biliyorum varlığımla yokluğum bir bu aralar zaten. anlamıycaksınız bile olmadığımı:((( bundan sonra da hep öyle olacak gibi. ama zeki müren beni görmese de ben zeki müren'i görüyorum işte haberiniz olsun. masamın başında olduğum sürece izliyorum kim ne yazmış, ne yapıyor, afiyette mi, salmış mı, keyifler yerinde mi. gözüm kulağım sizde. heee, nası yani. ama yani tabii ne gösterirseniz onu görüyoruz canım biz de. müneccim miyim ben. cık cık cık. lafa bak. bok biliyomuşum ben. 
anlatın o zaman siz de. alla alla ya. 


döndüğümde,

noel babayı azat eden yazıyı bi türlü azat edemeyen ve bizi bu aralar çok boşlayan ayçamdan ciğerime dokunan yeni bir yazı,

duygu yumağı değişimlerin kadını sevecenim halimcemden güzel bir taşınma, yerleşme, yeni düzene bayılma öyküsü,

gezenti baykuşumdan evliya çelebiyle yarışacak bir seyahatname (e ama oldu o kadar),

kendisine deli diyecek kadar en akıllımız ve sağduyulumuz (ve aynı zamanda en gencimizz o pissss:))))olan seval'den ışıklı ve aşka dair bir yazı(kız bu yaşta aşk olmayacak da ne zaman olacak laan. hemen aşık ol ve de anlat hemeeeennnn. tamam detaya gerek yok. ima et yeter ;))))

mavilerin şövalyesi şafak'tan mutlu aşka(evet lütfen lütfen) ve kavuşmaya dair onbinsatırlık bir şiir....

bulmayı bekliyorum. ama ısmarlama olur mukine böyle şeyler yav..


benim kadar inat ve aksilerse yazacakları varsa da yazmazlar bunlar şimdi ısmarladım diye. ama bana ne bana ne. benim mazeretim var. istiyorum işte. şişer bi yerim sonra görürsünüz :-PPPP


hepinizi çook özledim. hep güzel kalın güzellerim. öpüldünüz.

19 Ocak 2010 Salı

günün duvar yazısı

"hiç bir ön yargım yoktur
bütün insanlardan nefret ederim"




31 Aralık 2009 Perşembe

ay aman. iyi yıllar olsun

bayram, seyran, yılbaşı, anneler günü, babalar günü, öğretmenler günü ve hatta doğum günü gibi zatturu zutturu bütün kutlanan günlere bi acayip soğuk bakıyorum. yani yeme içmeye vesile olması ve evde milletin toplaşması tek sempati duyduğum taraf denebilir. dışarda yılbaşı ne korkunçtur ya. kimseyi geri çevirmezler, tanımadığın bi sürü milletle dirsek dirseğe yemek yersin, sandalyeni oynatacak yer olmaz, daralır kalırsın masada. ne o. yılbaşıymış. eğlenecekmişsin. mecburiii. bi de paralı üstelik. hatta çok paralı.

onun için evde yılbaşı en güzeli. gelen gelsin. 12'ye kadar ye iç. sonra yat edebinle. sabah gene güneş aynı vakitte doğacak netice itibariyle.

ben aslında...

MUTLU YILLAAAAAR!

diycektim.

MUTLU YILLAR. YENİ YILINIZ VE HER GÜNÜNÜZ AYRI AYRI GÜZEL OLSUN...

29 Aralık 2009 Salı

ifakat

çarşamba günü işletmede buz gibi havada cereyan yapan bir açık bir kapının karşısında geçirilen birkaç saatten sonra perşembe sabah kırgınlık ve baş ağrısıyla uyandım ve günü sürünerek geçirdim. cuma günü sabahın seher vakti gelip mesai bitiminde zorla kovalayabildiğim müşterilerin ziyaretinin verdiği yorgunluk tuz biber oldu ve cuma akşamı itibariyle nakavt oldum. huzursuz, uykusuz, yastıklar beton, yataklar kirpi, başım olmuş bi dünya..
ilk kez pazartesi işe gelme niyetiyle her zamanki vakitte kalkıp kahvaltımı yaptıktan sonra işe gelemeyeceğimi anlayıp kendimi tekrar yatağa bıraktığımda öğleye kadar deliksiz uyumuşum. öğle vakti uyandım, gözlerimi kaç gündür ilk kez ağrısız açtım. zihnimin sessiz zindeliğine şaştım. ve "ifakat" dedim içimden. "ifakat" böyle bişey.

18 Aralık 2009 Cuma

ohhhh çok şükür:))))

sevalim bugün aygın baygınım demem üzerine hayatını tehlikeye atarak bi ismail yk göndereyim sana dedi. öyle vahim bi durumdaydım ki, he dedim. facebookla ilgili bi şarkı yapmış süper. sonra girdim facebooka bi video. ismail yk'nın yan etkileri. ayıldım yani sonunda. sevalim sağol canım benim. ümit besen'in fanı bile olurum ben senin için bundan sonra.


16 Aralık 2009 Çarşamba

çiftliğim

hep istedim. ve sonunda bi çiftliğim oldu. yetecek kadar bi tarlam var, etrafını çitle çevirdim. buğday, balkabağı, enginar ekiyorum dönüşümlü. yedi tavuk, iki koyun, iki tavşan, yedi inek, altı at. bir sürü meyve ağacım var. olgunlaştıkça toplayıp satıyorum. tarlanın kenarına piknik masasıyla gazebo koydum. keyif köşesi oldu. 
ah bi de param olsa çiftlik evi alabilsem...

25 Kasım 2009 Çarşamba

İYİ BAYRAMLAR